Otopsi nedir


Otopsi nedir?

Otopsi( autopsy ) Nedir, Nasıl yapılır?

otopsi.jpg

Otopsi yalnız organların alınması demek değildir, üstelik organlar alınmamakta, çıkarılıp incelenen organlardan gerekli parçalar alınıp organlar yerine konulmaktadır.
Otopsi olay yerinde başlayan ve tüm laboratuar inceleme sonuçları adli tıp uzmanının eline ulaşıp teşhis konulana kadar geçen tüm aşamaları kapsayan bir işlemdir.
Ölenin olay yerinde bulunuş şekli,
Üzerindeki elbiselerin özellikleri ve hem olay yerinden hem de ölenden toplanacak deliller,
Ölenin dış muayenesi,

Baş, göğüs ve karın boşlukları açıldıktan sonra organların ve boşlukların durumu,
Organ ağırlıkları, renkleri, kıvamları gibi çıplak gözle görülen özellikleri,
Gerekli yerlerden ve olayın özelliğine göre alınan örneklerin mikroskop ile ve diğer laboratuar yöntemleri ile incelenmesi ve tüm bu incelemeler sonucunda elde edilen verilerin yorumlanarak teşhisin konması bir bütün olarak otopsi işleminin aşamalarını oluşturmaktadır.
Adli tıp uzmanı uygun yerden uygun koşullarda örnek almamış ise ve ne aranması gerektiğini belirtmezse, laboratuarda arananlar eksik kalır, laboratuar sonucu gelmeden de adli tıp uzmanı kesin teşhisini koymakta zorlanır.
Otopsi son derece organik bir işlemdir ve ekibin her elemanının uyum içinde çalışmasını gerektirir. Bir insan bedenindeki organlar gibi…

 


Yorum (4)

Bebeklerde Otopsi


Bebeklerde Otopsi

Bu tür otopsiler düşük, erken doğum, yenidoğan döneminde ölüm gibi durumlarda ölüm nedenini anlamak için yapılır. Önemli amaçlardan biri de, ölümün anne-babadan geçen genetik bir bozukluğa mı bağlı olduğunun anlaşılmasıdır. Akraba evlliliklerinde sıkça görüldüğü gibi, anne ve baba sağlıklı görünmelerine rağmen, bazı bozuk genler taşıyor olabilirler. Çocuk, annesinden ve/veya babasından bu bozuk genleri aldığında söz konusu hastalığa yakalanmış olur. Böyle hastalıkların sonraki gebeliklerde tekrarlama olasılığı yüksektir. Öte yandan, bebeğin ölümü, genetik yönü olmayan bir enfeksiyon hastalığına veya bir kan uyuşmazlığına da bağlı olabilir. Böyle durumlarda sonraki gebeliklerde alınabilecek önlemler vardır.

Bu otopsiler genellikle ailenin isteği ve yazılı izni ile yapılırlar.

Fetüs/bebek otopsilerinde erişkindekine göre en önemli farklılık, tüm göğüs ve karın organlarının birlikte çıkarılabilmesidir. Bu sayede, organların birbirleri ile ilişkilerini değerlendirmek daha kolaylaşır. Kalp ve büyük damarların sık görülen anomalileri de bu yolla daha iyi değerlendirilebilir. Bebeklerden alınan örnekler, organ ve dokuların gelişim düzeylerinin diğer yöntemlerle saptanmış gebelik yaşına uygun olup olmadığını da gösterir. Gebeliğin 36. haftasında ölen bir fetüsün organları 25-30 haftalık gelişme gösteriyorsa, bunun bir anlamı vardır.

Fetal otopsilerin önemli bir parçası da plasentanın incelenmesidir. Kural olarak, bütün fetüs ve yenidoğan otopsilerinde plasenta da incelenmeye gönderilmelidir. Bazen, ölüm nedenini aydınlatan en önemli bulgular (amniyon zarının iltihaplanması gibi) plasentanın incelenmesi ile saptanırlar.

Bu otopsilerde fetüsün, fetal organların ve plasentanın ağırlıkları ve boyutları saptanır. Organların birbirleri ile ilişkilerini ortaya koyacak biçimde kesiler yapılır. Hemen bütün organlardan ve plasentadan histopatolojik inceleme için örnekler alınır. Tanı, bütün bu incelemeler tamamlandıktan sonra düzenlenen bir raporla bildirilir.

Adli yönden bakıldığında, yenidoğan otopsilerinde bebeğin ¨canlı doğup doğmadığının¨ anlaşılması çok önemli olabilmektedir. Bebek ve çocuklara ana-baba tarafından zarar verilmesi durumları ile de sık karşılaşıldığından, bu tür otopsilerde dış muayene bulgularına özellikle dikkat edilmesi, tüm çizik, morluk ve yaraların kaydedilmesi ve bunların fotoğraflanması yaralı olur. Dövülmüş çocuklarda sıkça görülen bulgulara (kesici dişler ile üst dudak arasındaki frenulumun kanamalı/yaralı olması gibi) özel dikkat gösterilmelidir

 


Yorum (0)

İnanılmaz videolar


İnanılmaz videolar

 

Timsah’ın içinden çıkan insan.

WPvideo 1.10
 

Kamboçya’da örümcek yiyen adam
 
WPvideo 1.10
Eating spiders in Cambodia
 

Bu kadar hızlı olabilir misiniz?
 
WPvideo 1.10
Fast Hands
 

Yorum (0)

Normal Doğum


Normal Doğum

WPvideo 1.10
dogum anı
 

 

Yorum (0)

Otopsi Niçin Yapılır?


Otopsi Niçin Yapılır?

Otopsinin temel amacı, hastanın niçin ve nasıl öldüğüne ilişkin sorulara karşılık bulmaktır.

Hastanelerdeki ölümlerin bazılarını kaybedilmiş savaşlar olarak görmek mümkündür. Hiç kuşku yok ki, insanlar da diğer canlılar gibi er geç ölecektir. Tıp, hastanın arzusu bu yöndeyse, ölümü mümkün olduğunca geciktirmeyi ve kolaylaştırmayı amaçlar. Bilinci yerinde olan bir hasta için, yaşanan her fazla gün çok değerli olabilir. Tıp, kimi zaman hastaya böyle günler kazandırmak için çabalar. Öte yandan, bazı ölümlerin önlenebilmesi mümkündür. Gecikmiş veya atlanmış bir tanı, eksik veya yanlış bir tedavi insanın ölümüne neden olabilir. Bunların otopside anlaşılmasının ölene doğrudan bir yarar sağlaması beklenemez. Otopsiden beklenen, vakitsiz ölümlerden alınacak dersler ile benzer durumdaki başka hastaların hayatlarının kurtarılabilmesidir.

Tıp teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde bugün hemen her hastalığın kesin tanısının insan yaşarken konulabildiği, bu yüzden otopsiden öğrenilecek fazla bilgi olmadığı öne sürülebilir. Bu savın geçerli olmadığı pek çok çalışma ile gösterilmiştir. En gelişmiş ülkelerde bile; otopsi, olguların önemli bir kısmında hasta sağken bilinmesi çok yararlı olabilecek bilgiler sağlamaktadır. Yakın zamanda yapılmış bir çalışmada, klinik tanı ile “majör uyumsuzluk” oranı %14 olarak bulunmuştur. (Diagnostic errors in three medical eras: A necropsy study. Sonderegger-Iseli K, Burger S, Muntwyler J, Salomon F. Lancet 355:2027-31, 2000). Sağlık sisteminin o kadar gelişmiş olmadığı ülkemizde yapılan otopsilerin büyük kısmında hastanın yaşarken tanısı konulamamış hastalıklar saptanmakta, klinik olarak farkına varılmamış ek lezyonlarla karşılaşılmaktadır. Hastalıkların organlarda yol açtığı değişiklikler ile hastanın yakınmaları ve klinik bulguların derecesi arasında sıkı bir ilişki olmayabilir. Hafif bir öksürük ağır bir pnömoninin, basit gibi görünen bir karın ağrısı bir iç organ delinmesinin tek bulgusu olabilir. Bu tür bulgularla kaybedilen hastalarda ölüm nedeni otopsi ile incelenmediğinde, doktorlar şaşkın ve çaresiz kalırlar; her öksüren, her karnı ağrıyan hasta karşısında “acaba bu hastayı da mı kaybediyoruz” kaygısına kapılabilirler.

Hasta yakınları açısından bakıldığında; çok basit gibi görünen yakınmaları olan hastalarının kaybedilmesi, tanı ve tedavi ile ilgili ağır bir ihmal veya umursamazlığın göstergesi olarak algılanabilir. Böyle durumlarda otopsi, zihinlerdeki tüm kuşkuları dağıtmanın en sağlıklı yoludur.

Yenidoğan ve bebek ölümlerinde karşılaşılan “bebeğimiz niye öldü?” ve “sonraki bebeğimiz de ölecek mi?” sorularının karşılıkları da, diğer incelemeler ile birlikte yapılan otopsi ile verilebilir.

 


Yorum (0)